Grupla Psikolojik Danışma

Yazar Halil Telli (Diğer Makalelerini Görmek İçin Yazar Adına Tıklayınız.)
Üst Kategori: Psikolojik Danışma Kategori: Grupla Psikolojik Danışma 28 Şubat 2012 tarihinde yayınlandı.
Halil Telli tarafından yazıldı. Gösterim: 6054

 

1. GİRİŞ
İnsanlar, grupların içinde doğar, gruplarda yaşar ve çalışır. Gruplarda kendilerine
yardım edilebilir. Birey tutumları, yaşantıları, çevresi, beklentileri ve duygusal
ihtiyaçları ile tek ve biricik bir varlıktır. Ancak, çeşitli bireyler arasında benzer
özelliklerin bulunması ve bazı ihtiyaçların grupta sağlanabilmesi, grup çalışmaları

yoluyla bireysel gelişmenin gerçekleştirilmesini akla getirmektedir. İnsan toplumsal bir
varlıktır, sorunları da toplumsal ilişkilerden kaynaklanmaktadır. İnsanın çevresine uyumu, onun kişiler arası ilişkilerde gerekli davranış ve tutumlara sahip olmasını
gerektirmektedir. Bu tutum ve davranışlar kabul edici küçük grup atmosferinde
geliştirilebilmekte ve kişi bu gruplarda kazandığı davranışları daha geniş gruplara
transfer edebilmektedir (Kuzgun, 1991).
Aile grupları, akran grupları, ders dışı etkinlik grupları, işyerlerini ziyaret grupları,
sosyal ve okul grupları ve diğer gruplar bir öğrencinin yaşamının parçalarıdır. Bu

yüzden bazı genç insanlar, grupla psikolojik danışmaya katılmada, bireysel psikolojik 
danışmadan daha rahat ve daha gönüllüdürler. Özellikle ülkemizdeki psikolojik
danışmanlıkların sayısal yönden ve okulların da fiziksel yapı yönünden yetersizlikleri 
psikolojik danışmanın lüks bir hizmet olduğunu göstermektedir. Bireysel psikolojik 
danışmada harcanan süre içinde, öğrencileri 5-6 kişilik gruplara bölerek oluşturulan 
küçük psikolojik danışma grupları ile daha çok kişiye hizmet verilebilmektedir. 
Genç insanların gelişiminde akran ilişkilerinin önemli rol oynadığı ve bireyin kendini 
keşfedeceği ve değişmek için çaba göstereceği tehdit edici olmayan durumlarda uygun
bir ortam sağladığı için küçük grupla psikolojik danışma geçerli bir psikolojik danışma 
müdahalesidir (Brown, 1994; Bowman, 1987).


2. GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMANIN TANIMLANMASI
Grupla psikolojik danışma, “kişiler arası ilişkilerin geliştirilmesini hedefleyen üyelerin 
duygu, değer ve tutumlarının üzerinde durulduğu, ayrıca her bir üyenin davranışsal
amacının gerçekleştirilmesinin sağlanmaya çabalandığı, bu alanda yetişen bir psikolojik 
danışman tarafından yürütülen profesyonel terapötik bir yardım etme sürecidir”
(Voltan-Acar, 1993).
Küçük grupla psikolojik danışma, özellikle kişisel gelişme ve okulda ilerleme ile ilgili
olduğunda, “öğrencilerin duygu, düşünce, tutum ve davranışlarını keşfetmek için 
beraber çalışabilecekleri yegane bir eğitimsel deneyimdir” (Myrick, 1997). Yardım
ilişkilerinin şekillendirildiği özel bir öğrenme deneyiminde psikolojik danışman, üyeler
arasındaki etkileşimi harekete geçirir. Üyeler kendilerini açar, dikkatlice dinler ve
birbirlerine geri bildirim verirler. Psikolojik danışma yaşantısındaki konular, diğer
eğitim etkinliklerine benzer gibi görünseler de daha kişiselleştirilmiş ve üyeler arasında
daha yoğun etkileşimlere imkan sağlamaktadır.


3. GRUP REHBERLİĞİ VE GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA


Grup rehberliği, “bireyin gelişmesine, kendisini ve olanaklarını tanımasına, gerçekçi ve

uygun planlar ve seçimler yaparak kendisini yönlendirmesine ilişkin grup etkinlikleri ve
süreçleri” olarak tanımlanabilir (Özgüven, 1999). Grup rehberliği ile grupla psikolojik 
danışmayı ayırt etmeye çalışanlar; konular, grubun büyüklüğü, liderlik ve grup
etkileşim türleri üzerinde durmuşlardır (Myrick, 1997).
Grup rehberliği kapsamında sıralanan etkinliklerin çoğu psikolojik danışma ile
doğrudan ilişkili değildir. Kapsam olarak öğrencilerin kendilerini tanımalarına,
yönelmelerine ve benliklerini çevreleriyle bütünleştirmelerine yardımcı olan bütün grup
etkinliklerinin grup rehberliği kavramı içinde yer aldığı söylenebilir (Özgüven, 1999;
Ülkü, 1997). Grup rehberliğinin odağında içerik ve konu vardır. Bazı yazarlar (Voltan-
Acar, 2001; Myrick, 1997; Kepçeoğlu, 1993; Tan, 1986; Ülkü, 1977), grup
rehberliğinin daha çok öğretime yakın olduğunu ve bilgi vermeyi hedeflediğini
belirtmektedirler.
Grup rehberliği genellikle sınıf düzeyinde veya daha büyük gruplarda yürütülmektedir.
Çünkü, odaklaşma bireylerin kendilerine verilen bilgileri nasıl kullandıkları, bu bilgilere
karşı tepkileri ve bilgileri kabul edip etmedikleri üzerinde değildir. Grup probleme
dönük bir grup olsa bile, sözkonusu problem bireylerin kişisel problemi olmaktan çok,
bireyler arasındaki ortak bir problemdir. Amaç, grubu bireylere daha ekonomik bilgi 
verebilmek için kullanmaktır. Örneğin elektrik mühendisliği hakkında bilgi sahibi 
olmak isteyen bir grup öğrenciye, elektrik mühendisi tarafından topluca bilginin 
verilmesi , onbeş, yirmi veya daha büyük gruplarda yapılacağından ekonomi sağlar.
Oysa küçük grupla psikolojik danışmada daha küçük gruplarla (5-8) üyelerin yakın
çalışma ilişkileri oluşturularak, konuları derinlemesine keşfetmeleri sağlanır. Küçük
grup genellikle daha üst düzeyde güven, anlayış ve kabul etmeyi gerektirir (Myrick,
1997). Bu durum, üyelerin kendilerini ifadede özgür hissetmelerini etkiler. Psikolojik 
danışma gruplarına katılma her zaman bireyin özgür seçimine bırakılırken, rehberlik
grupları için durum her zaman böyle değildir. Psikolojik danışma grupları, rehberlik 
gruplarından daha küçük gruplardır ve üyeler arasında daha yoğun etkileşim sağlar.
Psikolojik danışmanlar ve öğretmenler daha becerikli kolaylaştırıcılar ve grup
yöneticileri haline gelmelerine karşın, grup rehberliği ile psikolojik danışma arasındaki 
farklılıkları, genellikle grubun büyüklüğü ve alınan kişisel riskin kapsamı belirlemektedir. Özellikle grup rehberliği kişiselleştirildiğinde bazı ayrımlar daha
belirsizdir ve onları görmek kolay değildir. Ayrıca grup rehberliği her ortamda
gerçekleşebildiği halde grupla psikolojik danışma yapabilmek için özel bir ortam 
gereklidir.
Grupla psikolojik danışmada gönüllü grup üyeleri duygusal düzeyde konuşurlar ve

kendilerini ortaya koyarlar. Grupla psikolojik danışmada konuşulanlar önceden
belirlenmemiştir ve spontanlık önemlidir. Grupla psikolojik danışma sürecini
kolaylaştıran ve yürüten grup liderinin hem bireysel psikolojik danışma bilgi ve 
becerisine sahip olması, hem de grup dinamiğinin farkına varması gerekmektedir
(Ohlsen, 1988). Eğer grup açık grup değilse, grupla danışma on, on iki, on üç oturum 
süren bir süreçken, grup rehberliği bir, iki oturumda bitebilir, oysa üç oturumda biten 
grupla psikolojik danışma olamaz (Voltan-Acar, 2001).


4. KÜÇÜK GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA YAKLAŞIMLARI
Grupla psikolojik danışma üç tür yaklaşımı içerebilir. Bunlar: 1) Kriz-merkezli, 2) 
Problem merkezli ve 3) Gelişim merkezli yaklaşımlardır. Bu yaklaşımların “gelişimsel
yaklaşım” kapsamında düşünülerek onunla bütünleştirilebileceği ileri sürülmektedir
(Myrick, 1997).
4.1 Kriz-Merkezli:
Kriz merkezli küçük grupla psikolojik danışma acil bir problemle ilgilidir. Kriz
geçtikten sonra, grup orijinal konusuna dönebilir. Ancak bazı gruplar, ilişkilerine kritik 
bir olay veya durumun sonucu olarak başlar. Örneğin, beş lise öğrencisi, matematik 
öğretmeni ile bir çatışma yaşayıp öğretmeni protesto için sınıfı terkettiklerini ve 
kendilerine daha önce görmedikleri şekilde davranıldığını ve öğretmeni değiştirmek 
arzusu ile bir danışmana başvurduklarını belirtmişse ve okul yönetimi de öğretmene
desteğini göstermek için bu öğrencileri üç gün için okuldan uzaklaştırmışsa ve aileleri
de toplantıya çağırmışsa, bu durumda yapılacak olan psikolojik danışma yaklaşımı kriz 
merkezli bir grupla psikolojik danışmadır. Bireyleri kriz merkezli grupla psikolojik 
danışma yardımına yol açan durumlara öğrenci grupları arasında çatışma, okul 
otobüsünde meydana gelen çatışmalar, sınıflarında başarısız olan öğrenciler ve
başarısızlıklarının giderilmesini isteyen öğrenciler, cinsel istismar, istenmeyen hamilelik, bir yakınını kaybetme, vb. durumlar örnek olarak gösterilebilir. Örneklerden 
de anlaşılabileceği gibi, kriz durumları bireysel müdahalenin yanısıra grupla
müdahaleyi gerektirmektedir (North Carolina State Department of Public Instructıon,
1988; Akt: Erkan, 1996, s.548). Küçük grupla psikolojik danışma, öğrencilere
durumlarını değerlendirme imkanı ve bazı muhtemel çözümleri birlikte düşünme fırsatı
vermektedir.
“Psikolojik danışman, kriz durumunda birey merkezli yardım sağlamanın yanısıra
destekleyici bir takım ek önlemler de alabilir” (Doğan, 2000). Örneğin, gerektiğinde
danışanlardan bazılarını bir kuruma havale etme gibi.
4.2. Problem-Merkezli:
Bu yaklaşım, öğrencilerle ilgili problemlere odaklıdır. Ancak problem çok acil değildir
ve kritik noktaya ulaşmamıştır. Duygular, kriz merkezli yaklaşımda olduğu gibi yoğun
değildir.
Bir lise psikolojik danışmanı, aşırı stres ve baskıyı günlük yaşamında yaşayan
insanların bunun üstesinden gelmek isteyen bir grupla çalışması, bir ilkokul psikolojik 
danışmanının öğle yemeği sırasında iki çocuğun diğer arkadaşlarının isteklerine
uymayıp onlarla tartışması ve dövüşmesi ve çok saldırgan davranış gösteren bu iki 
çocuğun psikolojik danışmaya alınması gibi durumlar bu yaklaşımın odaklandığı
konulardır.
Problem merkezli yaklaşımda grubun amacı öğrencide rahatsızlık veya mutsuzluğa
neden olan ortak sorun veya durumlarla başetmektir. Öğrencilerin problemleri onların
okulda öğrenmelerini engeller. Grup üyeleri bir problem belirleyerek bu konuda neler
yapabileceklerini belirlerler. Bu problemleri çözmek için biraraya gelen gruplar motive
edilir. Problemler daha kritik hale dönmeden ve bir krize neden olmadan bu problemleri
çözmek için yöntemler bulunmaya çalışılır.
Problem merkezli gruplar, merkezi bir odağa (konuya) sahiptirler. Bu gruplarda bir
problem belirlenir, keşfedilir ve kararlar verilir. Üyeler genellikle, problem hakkında
samimi konuşmalar yaparlar. Yüzleştirme türü sorular, grup sürecinin gerekli bir parçası
olarak görülür. Kişisel bir durum veya olayla ilgili spesifik ayrıntılar gerekli
olmayabilir. Grup problem alanına, problemi önleme yönünden bakabilir (Byers, 1994). 

Problem-merkezli grupların tipik türleri; daha iyi notlar alma; akranları ve öğretmenleri

ile çatışmaları çözme; mesleki seçimler yapma; stresle başetme, bir iş bulma,
ebeveynleri ile geçinme, akran baskısıyla başetme, alkol ve uyuşturucudan sakınmadır.
4.3. Gelişim-Merkezli:
Bu yaklaşım, “geleneksel rehberlik ve psikolojik danışma yaklaşımına tepki olarak
doğmuştur” (Doğan, 2000). Bu tür gruplar, öğrencilerin kişisel ve sosyal gelişimlerine 
odaklanmıştır. Grupla danışma için bir kriz veya belirli bir problem, tek bir sebep
değildir.
Gelişim merkezli gruplar, tüm öğrenciler için tasarlanmıştır ve bunlar değişik gelişimsel
yaşam stratejilerindeki genç insanların genel ihtiyaç ve ilgilerine dikkat gösterirler
(Myrick, 1997). Bireyin büyümesi ve okula başlamasıyla problemler artmaktadır. Bazı
problemler vardır ki diğerlerinden daha önemlidir. Öğrencilerin kişisel gelişimleri ile
ilgili belirli alanlarda konuşmaya ihtiyaç duydukları kabul edilir. Küçük grupla
psikolojik danışma bu fırsatı onlara verir. 
Genel kaygılar ve çıkmazlar sıklıkla gelişim gruplarında keşfedilir. Örneğin, anne-
babaları çalışan ilköğretim 1. Kademe öğrencileri iki veya üç saat yalnız kaldıklarında
bu durumu konuşmak için, korkularını keşfetmek için küçük gruplar halinde biraraya 
gelebilirler. Evde zamanlarını iyi değerlendirmek için çeşitli yöntemler hakkında
konuşabilirler, fikirlerini paylaşabilirler ve evde tek başlarına kalma durumunda olan
tek kişi olmadıklarını öğrenebilirler.
Bazı yazarlar, kişisel ve sosyal gelişmeyi bir küçük grupla psikolojik danışma konusu
olarak görmemektedir. Bu kişiler, bu tür gelişim etkinliklerinin daha çok sayıda
çocuğun ulaşabileceği büyük gruplarda yapılmasının daha uygun olduğunu ileri 
sürmektedirler (Myrick, 1997). Ancak bazı öğrenciler etkinliklere daha çok katılma
imkanı verdiği için küçük grup yaşantısına çok daha yakınlık duyarlar. Aynı yakınlık ve
güveni büyük gruplarda sağlama daha zor olabilir.
Gelişim merkezli gruplar, bir psikolojik danışmana, farklı birçok konu üzerinde rastgele 
seçilmiş öğrencilerle biraraya gelme fırsatı verir. Belirlenen bir problem yoktur.
Problemler sunulur ve tartışılır. Grubun odağı genellikle “şimdi ve burada” üzerindedir.
Yani öğrenciler, bir etkinliğe katılırlar ve daha sonra ne yaşadıkları ve öğrendikleri 
hakkında konuşurlar. Deneyimler, grubun dışındaki durumlarla ilişkilendirilir.
Öğrencileri doğrudan yüzleştirmelerden sakınan ve psikolojik danışma ilişkisinde
kolaylaştırıcı etkisini gören psikolojik danışmanlar arasında hedef öğrencileri gelişim 
merkezli gruplara yerleştirme yaygın bir uygulamadır. Bu gruplar, sorunları olan
öğrencilere model olmada veya benzer problemleri çözmede veya onlardan sakınmada
başarılı olan akranlara çalışma fırsatı verir.
Küçük grupla psikolojik danışmaları organize ederken kriz merkezli, problem merkezli 
ve gelişim merkezli yaklaşımlardan genel tanımlayıcılar olarak yararlanılır.


5. KÜÇÜK GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMANIN EVRELERİ
Bazı psikolojik danışma aşamaları, bireysel psikolojik danışma için şekillendirilmiştir.
Bunlar, küçük grupla psikolojik danışma için de doğrudur (Myrick, 1997). Grup
liderinin, grupta olanları daha iyi anlayabilmesi ve yeterli önlemleri alabilmesi için 
grubun hangi evrede olduğunu bilmesi gerekir. Değişik kaynaklarda aynı dönemleri 
ifade eden bu evrelere farklı adlar verilmiştir (Mahler, 1969; Lichtenberg & Knox,
1991, Shectman, 1994; Myrick, 1997). 
Bunlar: Katılma, geçiş, işleyiş ve bitiş evreleridir. Bu evreler sırasıyla aşağıda
açıklanmıştır.
5.1. Katılma Evresi:
Bu evrenin temel amacı, üyelerin grupta bulunma sebeplerini açıklamalarına yardım
etme ve bir güven ve kabul edici ilişkiler iklimi inşa etmeye başlamadır. Bazı
araştırmacılar bu evreye yerleşme evresi adını vermektedirler. Bu evrenin ne kadar
uzayacağı danışmanın amaca ne ölçüde titizlik gösterdiğine bağlıdır. Tanışma süresi
gruptan gruba değişir. Bazı gruplarda üyeler birbirlerini önceden tanıyor olabilirler.
Bazen de grup üyeleri gruba açılma hususunda bir takım korku ve şüphelere sahip
olabilirler. Bu evrede grubun kuralları konur. Grup üyeleri grubun kurallarına
uyacaklarına, katılımda bulunacaklarına söz verirler. Üyeler grupta nasıl
davranacaklarını ve ne yapacaklarını bilmediklerinden kaygı en üst düzeyde
yaşanmaktadır (Fehr, 2000). Üyeler birbirleriyle ilişkiye girmekten çok liderle 
konuşmayı tercih ederler. Grup üyelerinin tanışması ve kaynaşması için lidere çok iş
düşmektedir. 

5.2 geçiş evresi
Bu evre bundan önceki katılım evresinden kesin çizgilerle ayrılamaz. Bu aşamada grup
üyeleri daha derinliğine fikir ve duygularını nasıl paylaşacaklarını öğrenmeye devam 
ederler. Bu evrede davranış modelleri ortaya çıkar ve bazı davranışlar anlaşılmaya
başlar. Grup üyeleri birbirine bağlılık geliştirmeye devam eder ve ait olma duygusu
geliştirirler. 
Güven duygusunun oluşmadığı bu dönem çalkantılıdır (Voltan-Acar, 2001).
Shechtman(1994), bu dönemde değerlerin sorgulandığını, kuşkuların arttığını ve
kaygının görüldüğünü belirtmektedir. 
5.3. İşleyiş Evresi:

Bu evrede “biz” duygusu gelişmiştir ve tartışmalara katılma arzusu kuvvetlenmiştir.
Psikolojik danışma sürecinin nasıl çalıştığı ve grubun kuralları hakkında daha çok şey
öğrenirler. Grupta daha çok güven vardır, geri bildirim vermek ve almak için daha çok
öğrenme ve birbirine yardım etme vardır. Psikolojik danışman, daha çok bir
kolaylaştırıcı ve konuşmaları özetleyici niteliktedir. Mahler (1969, s.150)’e göre liderin 
görevi “kendi davranışını daha iyi anlamak ve öğrenmede daha etkili yollar bulabilmek 
için bireyin grup tartışmalarını kullanabilmesine yardımcı olmaktır”.
En uzun olan bu evrede, üyeler bireysel farklılıkları görürler. Olumlu ve olumsuz
yönleriyle birbirlerini kabul ederler. Yine bu evrede üyeler lider aracılığıyla değil de,
aracısız olarak birbirleriyle etkileşimde bulunurlar (Voltan-Acar, 2001). 
5.4. Bitiş Evresi:
Bu aşama, grubun sona erdiği dönemdir. Grup oturumlarının sayısı ister önceden
belirlenmiş olsun, ister gruba bırakılmış olsun grubun sona erdirilmesi mutlaka grupta
bir tartışma gerektirir. Bu aşamada herkes, öğrendiklerini kendi yaşamlarında nasıl
uygulayacaklarını düşünmektedir. Üyeler grup kapatılmadan önce bazı konularda
farklılıklar görebilirler (Myrick, 1997). 
Bu evrede, üyelerden her birinin hedeflere ulaşıp ulaşmadıkları ya da ne ölçüde
ulaştıkları belirlenir. Ayrıca grubun ve liderin değerlendirilmesi yapılır. Küçük grupla psikolojik danışma gruplarının türleri hakkında genel bir fikir verdikten

sonra bu grupların organizasyonu ve yapılarının grup dinamiklerini nasıl
etkileyebileceği hakkında bilgi verilecektir

6. KÜÇÜK GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMA YAKLAŞIMLARININ

ORGANİZE EDİLMESİ VE YAPILANDIRILMASI
Bireysel psikolojik danışmada olduğu gibi, küçük grupla psikolojik danışma 
yaklaşımlarını organize ederken ve yapılandırırken çeşitli faktörlerin dikkate alınması
gerekir. Bu faktörler aşağıda açıklanmıştır.
6.1. Grubun Nasıl Organize Edileceği:
Myrick (1997), psikolojik danışmanın bir grubu organize ederken dikkate alması
gereken hususları şöyle sıralamaktadır: 1)Grubun amacı, 2)Öğrencilere ulaşılabilirlik,
3)Üye motivasyonu, 4)Akran ilişkileri ve 5)Üyelerin yetenek ve ilgileri
6.2. Amaç:
Grubun amacı, temel olarak gözönünde bulundurulur. Çünkü bu diğer organizasyonlarla 
ilgili kararları etkileyebilir. Gruplar çok çeşitli öğrenci ihtiyaçlarını karşılamak için 
organize edilebilir. Grubun toplanma sebebi sadece, öğrencilerin dayanışması ve

katılımlarını sağlama değil, öğretmenin ve ebeveynin desteğini kazanmak da olabilir.
Yapılandırılmamış bir grubun ihtiyaçları bile, grubun toplanması için bir sebeptir.
Grupları organize etmenin pratik bir yaklaşımı, hedef evren ve hedef öğrenciler
hakkında düşünmektir. İlköğretim okulunun 8. sınıfından bir grup öğrenci aşağıdaki 
gibi hedef evrenlere göre organize edilebilir. Performansı düşük olmasına karşın,
becerileri yüksek öğrenciler; okulu bırakma riski olan öğrenciler; mesleki planları kesin
olmayan öğrenciler; disiplin kuruluna sevkedilmiş öğrenciler ve çekingen ve utangaç
öğrenciler. Bu liste çoğaltılabilir. Çünkü, gruplama bazı ortak ilgi ve ihtiyaçlara göre
yapılmaktadır. Daha büyük bir hedef evrenden, örneğin öğretmenleri ile çalışma 
ilişkileri zayıf olan öğrencilerden bazıları küçük grupla psikolojik danışma için 
belirlenebilir. Bu durumda gruptaki bütün öğrencilerin ortak bir amacı olur. O da
öğretmenle ilişkilerini geliştirebilmektir. Bu amaç da grubun temel amacını oluşturur Bazı danışmanlar (Safran & Safran, 1985), grup içinde hedef davranışlara
odaklanmanın önemini vurgulayarak, grupta davranış farkındalığının değişen davranış
ve “akran grup katılımının” değerinin kavranması için bir ihtiyaç olarak düşünülmesi 
gerektiğine inanmaktadırlar.
Bazen homojen grup üyeleri seçmek yararlı iken bazen de rastgele yapılan seçimlerle
heterojen grupların oluşturulması daha uygun görülmektedir. Grubun amacı, bir
gelişimsel aşamada veya düzeyde olan öğrencilerin genel rehberlik ve psikolojik 
danışma ihtiyaçları üzerinde odaklanabilir. Gelişmiş Batı ülkelerinde, psikolojik 
danışmanların büyük çoğunluğu, öğrencilerin okulda daha başarılı olmaları için yardım
etmek amacıyla küçük grupla psikolojik danışma ünitesi geliştirmişlerdir (Gerler,
Hogan & O’Rourke, 1990). Gruplar, atılganlık eğitimi, test performansı veya çatışma 
çözme gibi özel beceriler üzerine odaklanabilir. Bütün öğrenciler, bir kişisel gelişim 
gru0bu yoluyla öğrenme iletişimi becerilerinden yararlanabilirler. Rastgele oluşturulan 
gruplarda bile, ekstra dikkat sarfedilebilecek bir hedef öğrenci olabilir. Örneğin gruptan
rastgele seçilen ve ödevini yapmayan öğrenci gibi.
6.3. Ulaşılabilirlik:
Ulaşılabilirlik veya elde edilebilirlik grubun oluşturulmasında dikkat edilmesi gereken
ikinci noktadır. Potansiyel grup üyelerini belirledikten sonra, bir sonraki soru: 
“Öğrenciler grup olarak düzenli bir biçimde toplanabilecekler mi?” Eğer her oturum 
için aynı zaman mümkün değilse, seçilen üyelerle, öğretmenlerle ve yöneticilerle
beraber düzenli olarak toplanabileceğiniz bir zaman bulabilecek misiniz? Yine
muhtemelen grupla psikolojik danışmadan fayda sağlayabilecek olan çok sayıda
öğrenciniz varsa ve bunların tamamı ile görüşebilmek için yeterli zamanınız yoksa o
zaman ne yapacaksınız? 
Değişik sınıflardan öğrencilerle danışma yapılmak istenildiğinde onların öğretmenleri
ile kontrat yapılmalıdır. Yapılan kontrat, bir anlaşma olmasının yanısıra, öğretmene
öğrencilerinin ne kadar süre sınıfta olmayacaklarını da bildirir.
Özellikle lise düzeyinde hizmet veren psikolojik danışmanlar, çeşitli kısıtlamalar ve 
öğretmenlerin rızasının olmamasından dolayı küçük grupla psikolojik danışmayı
organize etmeyi zor bulmaktadırlar (Myrick, 1997). Myrick (1997), ABD okullarında
görev yapan psikolojik danışmanların ilköğretim ve lise düzeyindeki grupların
organizasyonu ile ilgili olarak özetle şunları belirtmektedir: İlköğretimin ikinci kademesindeki psikolojik danışmanların genellikle liselerdeki psikolojik danışmanlara
göre düzenli sınıf saatlerinde, öğrencilerle biraraya gelme imkanları daha fazladır.
Ancak bu düzeydeki öğretmenler, derslerinin bölünmesinden ya da eksik öğrenci ile
derslere devam etmekten hoşnut olmazlar. İlköğretimin 1. Kademesinde (ilkokullarda)
görevli psikolojik danışmanlar, küçük grupla psikolojik danışma grubunu düzenlemede
en az sorun yaşayan grup olarak görünmektedir (özellikle de öğretmenin akademik dersi
bitirmiş olduğu öğleden sonraki saatlerde). Ancak, toplantı zamanları bütün okullarda
problem olabilir. Ona göre böyle bir durumda ÖDP (Öğretmen Danışmanlığı
Programı)’nın öneminin okul psikolojik danışmanlar tarafından gözardı
edilemeyeceğini belirtmektedir. Yine Myrick (1997), okulların ÖDP süreçlerini düzenli
bir biçimde programladıklarında, öğrencilerin ders saatleri içerisinde akademik 
sınıflarından çıkartılmalarına gerek kalmayacağını belirtmektedir. 
6.4. Motivasyon:
Bir grupla çalışmanın önemli bir kısmını teşkil etmektedir. Gruba katılımın gönüllü 
oluşu veya olmayışı grubun işleyişini etkilemektedir. Eğer gruba katılımda gönüllülük
yoksa, bu durumda üyeleri, grubun amaç ve çıkarlarına yöneltmek veya motive etmek
için daha çok çalışılmalıdır. 

Grupta direnç varsa, bunun üstesinden gelmenin yollarından biri, grup üyelerine sıra ile
söz vermedir. Bir diğeri de üyelere ısınma ödevleri verilerek cesaretlendirmenin 
yapılmasıdır. 
Bireysel psikolojik danışmada yardımcı olan bazı harekete geçirici şartlar, grupla
psikolojik danışmada da gereklidir. Harekete geçirici şartlar üyeler tarafından
yaşandığında motivasyon ve ilgi artar.
6.5. Akran İlişkileri:
Üyeler arasındaki ilişkiler birçok şeyden etkilenebilir. Bunlar: yaş, cinsiyet, sosyo-
ekonomik düzey, benzer yaşantılar ve sosyal benzerlik, vb. Bazı gruplar, kişisel ve 
sosyal benzerlikten dolayı hızlı bir şekilde daha uyumlu hale gelirler ve daha kuvvetli
bağlar oluştururlar.
Bazı psikolojik danışmanlar, okullardaki öğrencilerle çalışırken benzer yaşların önemli 
bir değişken olduğunu bulmuşlardır (Akt: Myrick, 1997). Farklı uygulamalar ve
görüşler olsa da iki yaş fark olan öğrencilerle (örneğin 6. ve 7. sınıf öğrencileriyle) çalışma genellikle daha uygundur. Bir gruptan bir kız ile bir erkek çıkmışsa, cinsiyet
grup işleyişini etkiler görünmemektedir. Kız ve erkeklerden oluşan gruplarda, fiziksel 
gelişimle ilgili bazı konular ele alındığında, grubun katılımını etkileyebilmektedir.
Ancak günümüz dünyasında kızlar ve erkekler birçok konu hakkında açıkça konuşmayı
öğrenmişlerdir ve birbirlerine yardım sağlayabilmekte ve geri bildirim
verebilmektedirler. 
6.6. Yetenekler veİlgiler:
Benzer ilgi ve yetenekler, homojen bir grup oluşturur. Bu da grubun iyi çalışmaya 
başlamasını sağlar. Grubun işleyişini etkileyen bir diğer faktör de sosyal olgunluk ve
beceridir. Eğer bir grupta, gelişimsel açıdan birkaç yavaş öğrenci varsa, grubun
enerjisinin kaybolma eğilimi vardır. Grup süreci genellikle grup konuşmasına bağlıdır.
Bu da dinleme, katılım, cevap verme, fikirlerin kavramlaştırılması ve başkalarına karşı
duyarlı olma gibi sosyal becerileri gerektirir. Bu becerilerin bazıları üyelere
öğretilmelidir. Bir grup üyesinin bu alanlarda açıkça yetersiz olması durumunda, bir
grup üyesi haline gelmeden önce, gözetim ve bireysel psikolojik danışmaya ihtiyacı
vardır.
Benzer bir yapıdaki grup üyeleri aşırı derecede farklı ilgi ve deneyimlere sahip
olduklarında, bunların başka üyelere dikkatlerini vermeleri bazen zordur. İlgilerini 
kaybedebilirler ve grubu sıkıcı bulabilirler.
Arkadaşlık ve önceden tanıdık olma, bazen grup katılımını engelleyebilmektedir. Çünkü
bazı küçük hizipler ortaya çıkabilmektedir.
6.7. Grubun Büyüklüğü Ne Olmalıdır?
Grubun büyüklüğü konusundaki görüşler yıllar içinde değişmeye uğramıştır. Bazı
yazarların bu konudaki görüşleri aşağıda belirtilmiştir. 
Myrick (1997), deneyimli okul psikolojik danışmanlarının 5’den az ve 8’den çok
olmayan bir grupla çalışmayı tercih ettiklerini ifade ederken, Loeser(1957)’da , 4-8
üyenin ideal olduğunu belirtmektedir (Akt: Voltan-Acar, 2001). Dinkmeyer & Caldwell 
(1970), 5-6 kişilik grupların daha iyi işlediğini belirtmektedir (Akt: Ülkü, 1977).
Mahler(1969) de psikolojik danışma gruplarının 7 kişiden az, 10 kişiden çok
olmamasının gerektiğini ifade etmektedir (Akt: Kuzgun, 1991). Yine Mahler(1969),
ilköğretimin birinci kademesi için grubun daha da küçük tutulmasını önermektedir. 

Psathas(1960), grupta üye sayısı arttıkça, grup üyelerinin doğrudan doğruya ilişkiye 


girmediklerini söylemektedir (Akt: Voltan-Acar, 2001).

Eğilim en kısa süre ve en küçük gruplarla toplanma yönündedir. Daha az grup üyesine

sahip olma, gruptaki her bir üyenin daha çok katılımını sağlar. Psikolojik danışman, 6

grup üyesine sahip olduğunda küçük grup etkinliklerinin birçoğu kullanılabilir. Eğer

grup 6’dan çok ise bu grup aktiviteleri zaman alıcı ve sıkıcı hale gelebilir ve bu da 

pratik olmayacaktır (Myrick, 1997). Büyük gruplarla ilgili problem, bir psikolojik

danışma grubundan ziyade bir sınıf grubu haline gelme eğilimi vardır.

Grupta üye sayısı arttıkça, üyelere düşen zamanın nicelik ve niteliğinde azalma 

olmaktadır. Yine grupta üye sayısı arttıkça güven azalabilir ve direnç ortaya çıkabilir,

sonuç olarak da grubun verimliliği düşer.

Özellikle lise öğrencileri ile çok küçük gruplar oluşturulabilir. Örneğin, 2-3 kişilik 

gruplarla bir danışmanın katılımıyla gruplar oluşturulabilir. Ancak, bu tip gruplar

etkileşim yönünden yeterli değildir. İlköğretim psikolojik danışmanları çoğunlukla bir

grupta 3 veya 4 çocukla çalışırlar. Grubun büyüklüğü, “grupta oluşan terapötik ortamın

kalitesi kadar önemli değildir” (Doğan, 1999, s. 98). 

6.8. Oturumların Süresi ve Sıklığı:

Grupla psikolojik danışmada çalışılan grubun niteliği, psikolojik danışmanın liderlik 

stili ve deneyimleri grubun oturum süresini belirlemektedir (Myrick, 1997). Çocuklarla

çalışılıyorsa, onların ilgi ve dikkatleri sınırlı olacağından oturum süresi 45 dakika

olmalıdır (Ohlsen, 1988). Myrick(1997), birçok ortaokul ve lise psikolojik 

danışmanlarının bir ders saati süresince görüşmeyi tercih ettiklerini ve genellikle de bu 

sürenin 45-50 dakika olduğunu belirtmektedir. Yine aynı yazar ilkokul psikolojik

danışmanlarının başlangıç düzeyindeki öğrencilerle 20 dakika ve daha üst sınıftaki

öğrencilerle de 30 dakikalık görüşmeleri tercih ettiğini belirtmektedir. Bazı danışmanlar 

ise grubun sayısı 5’i geçtiğinde 60 dakikalık sürenin yeterli olmadığını belirtmektedirler

(Akt: Ülkü, 1977). 

Bu bilgilere dayanarak ve gruba katılan üyelerin ilgilerini, yaşlarını ve dikkat 

durumlarını göz önünde bulundurarak her oturumun 30-90 dakika arasındaki sürelerden

tesbit edilmesi önerilebilir. 
Genellikle okul psikolojik danışmanlarının haftada bir oturum yaptıkları


gözlenmektedir. Grubun ne kadar sıklıkta toplanacağını, gerçekleştirilmeye çalışılan 


grubun hedeflerinin aciliyeti etkiler. Buna göre, grup ihtiyaç duyduğunda oturum 


sayısını haftada iki ya da üçe çıkartabilir.


6.9. Grubun Süresi Ne Olmalıdır?


Bütün gruplar için geçerli olabilecek uygun bir toplam oturum sayısı belirlenemez.


Gelişimsel yaklaşımı benimseyen pek çok danışman 6 oturumluk bir grupla danışmayı


tercih etmektedir. Bazı uzmanlar grupla psikolojik danışmanın etkili olması için 10 


oturum önermektedirler(Myrick, 1997). 10 oturum psikolojik danışmanlar için 


neredeyse bir sınırdır. Psikolojik danışmanlar 6-8 oturumu daha ideal görmektedirler.


Nadiren okul psikolojik danışmanları 10 veya 12 oturumdan çok olmak üzere


öğrencilerle toplanırlar.


Grubun ömrü konusunda genel kanı ise oturum sayısının önceden kesinlikle 


belirlenemeyeceği şeklindedir. İç ve dış zorlamalar söz konusu olduğunda gruba son


verme grubun kararına bırakılması uygun olacaktır. 


Bazı uzmanlar (Örneğin, Mahler, 1969 gibi) grupla psikolojik danışmanın etkili


olabilmesi için oturum sayısının en az 10 olmasını önermektedir (Akt: Myrick, 1997).


6.10. Grubun Toplanma Yeri ve Oturuş Düzeni:


Okul psikolojik danışmanlarının büyük bir çoğunluğunun odası, küçük grupla psikolojik 


danışma için çok küçük ve yetersizdir. Psikolojik danışmanlar, etkinlikler hareket 


gerektiriyorsa grup etkinlikleri için daha fazla alana ihtiyaç duyarlar. Danışma odası



yoksa, toplantı odası danışma odası olarak kullanılabilir. Toplantı odası da yoksa bunun


yerine, düzenlenmiş depo, elbise odası veya derslik kullanılabilir. 


İdeal olarak grupla psikolojik danışma odası, samimiyet sağlaması için yeterince küçük


ancak grup üyelerinin rahat olması için de yeterince büyük olmalıdır (Myrick, 1997).


Danışma odası, dışarıdaki gözlemciler tarafından izlendiklerini hissettirmeyen bir


özellik taşımalıdır. 


Psikolojik danışma odası, aşırı renklerden, eşyalardan arındırılmalı ve rahatlatıcı bir


ortam oluşturacak biçimde bir döşeme ile döşenmelidir (Özoğlu, 1982). Yine danışma 


odası ne çok aydınlık ne de çok karanlık olmalıdır.

6.10.1. Oturuş düzeni:















Grup lideri ve bütün üyelerin birbirlerini görebilmeleri için daire şeklinde olmalıdır.



Ancak dairenin ortasında masa yer almamalıdır. Grup lideri ile üyeler aynı tip 



sandalyelere, koltuklara ya da halıyla döşeli yerde minderlere oturmalıdırlar. Özel



psikolojik danışma merkezlerinde yapılan grup oturumlarında ise kanepelerde ya da



rahat olan koltuklarda oturmak isteyebilirler. Böyle bir durumdaki oturuş şekli,



idealdeki (daire şeklinde) gibi olmayabilir (Voltan-Acar, 2001). Bazı öğrenciler,



kendilerine güvenlik duygusu veren, masa arkasında oturmayı isteyebilirler. Ancak bu 



tür oturuş biçimlerinden kaçınılmalıdır.











7. KÜÇÜK GRUPLA PSİKOLOJİK DANIŞMANIN AVANTAJLARI VE



SINIRLILIKLARI



Bu kısımda, Myrick(1997)’a göre küçük grupla psikolojik danışmanın avantajları ve



sınırlılıkları özetlenerek sunulmaktadır.



7.1. Küçük Grupla Psikolojik Danışmanın Avantajları



1. Bireysel psikolojik danışmadan daha etkilidir. Çünkü belli bir zaman diliminde bir



psikolojik danışman birden çok danışana hizmet verebilir.



2. Öğrenciler dikkatlice dinleyerek ve geri bildirim yoluyla birbirinden öğrenirler.



3. İnsanların problemlerinin çoğunun sosyal etkileşimle ilgili olması nedeniyle



psikolojik danışma grubu, bir problemle ilgili davranış ve duyguların tekrar



yaşanıldığı bir yer olabilir.



4. Grup üyeleri, bir kişinin yapabileceğinden daha çok miktarda destek,



cesaretlendirme ve yardım sunabilir. 



5. Ait olma duygusu ve birliktelik grupla psikolojik danışmada eşsiz bir öğrenme



atmosferi sağlar. 



6. Grup üyeleri başkalarından geri bildirim ve öneriler almayı davranışlarında pratik 



olarak gösterebilirler.



7. Gençlerin öğrendiklerinin çoğu, grup içinde öğrenilmiştir. Böylece öğrenme ve



tekrar öğrenme bir grupta daha çok gerçekleşebilir.



8. Psikolojik danışmanların, gruplarda harekete geçirici olarak çok çalışmalarına gerek




yoktur. Çünkü, grup üyeleri birbirlerini harekete geçirmeyi öğrenirler.




9. Grup üyeleri birbirlerini harekete geçirirken, psikolojik danışman bazı olası




alternatiflere cevap vermek için daha çok zamana sahiptir. 




10. Tek bir danışan için psikolojik danışmanın tek kaynak olmasının yerine, grup üyeleri 




ek kaynaklar sağlarlar.




11. Bazı danışanlar, bir danışmanla tek başlarına görüşmeyi çok gergin bulabilirler.




Grupta akranlarının bulunması, gerginliğin azalmasına yardım eder.




7.2. Küçük Grupla Psikolojik Danışmanın Sınırlılıkları




1. Güven ve yakın çalışma ilişkisinin kurulması, bireysel psikolojik danışmadan daha




çok zaman alır. Çünkü, küçük grupla çalışmada daha çok ilişki vardır.




2. Psikolojik danışman daha az kontrol hisseder. Çünkü, burada özel dikkat gerektiren




insanlar vardır. Gözlenecek ve yönetilecek daha çok etkileşim vardır.




3. Küçük grupla psikolojik danışmada, gizliliğin güven altına alınması daha zordur.




Çünkü, çok sayıda insan etkileşimi paylaşılmaktadır. 




4. Bazı konular, bir grupla çalışılmak için çok duyarlı, çok duygusal ve çok karmaşık




görülür.




5. Herkesin bir konuşma sırası olmasına karşın, özel yardım ve dikkate ihtiyaç duyan




bazı kişiler için yeterli zaman olmayabilir.




6. Psikolojik danışman, grup üyelerinin az cesaretlendirici davranışlarına karşı




hazırlıklı olmalıdır.




7. Grupla psikolojik danışma süreci daha karmaşıktır. Çünkü, psikolojik danışmanın




müdahale etmesi gereken daha çok değişken vardır.




8. Bir grubu organize etme, bir öğrenciyle biraraya gelmekten daha zordur. Ayrıca,




konunun devamlılığı ve içerik daha çok insana bağlıdır. Yine bir grubu programlama 




zor bir iş olabilir




9. Bazen, okul sistemleri bireysel çalışmaya karşı, küçük grupla psikolojik danışma 




için ebeveynlerin izinlerini gerektirir. Çünkü, psikolojik danışman bir okul 
personelidir ve küçük grupla psikolojik danışma rehberlik hizmetlerinin bir





parçasıdır.

















8. SONUÇ





Toplumsal bir varlık olan insanın sorunları genellikle toplumsal ilişkilerden 





kaynaklanmaktadır. İnsanın çevresine uyumu, onun kişilerarası ilişkilerde gerekli





davranış ve tutumlara sahip olmasını gerektirmektedir. Bu tutum ve davranışlar kabul 





edici ve güven verici küçük grup atmosferinde geliştirilebilmektedir. Kişi, bu gruplarda





kazandığı davranışları daha geniş gruplara transfer edebilmektedir.





Okul psikolojik danışma grupları kısa sürelidir, zamandan avantaj kazanmak için





organize edilmiş ve eyleme geçirici şartları ve süreçleri hızlandırmak için 





yapılandırılmıştır.





Okullarda bireysel psikolojik danışma şu anda bir lükstür. Küçük grupla psikolojik 





danışma ile daha çok öğrenciye aynı süre içinde hizmet verilebilmektedir. Öğrencilerin





çoğunluğunun gruplarda çalışmaktan hoşlandıkları, genç insanların gelişiminde akran





ilişkilerinin önemli rol oynadığı ve bireyin kendini keşfedeceği ve değişmek için çaba





göstereceği tehdit edici olmayan bir ortam sağladığı için küçük grupla psikolojik 





danışma değerli bir psikolojik danışma müdahalesidir








KAYNAKLAR





Brown, N.W., 1994, Group Counseling for Elementary & Middle School Children,





Praeger, Westport, CT.





Bowman, R.P., 1987, School Counselor, 34, 256-262.





Byers. J., 1994, Collaborative Discipline for Atrisk Students: A Complete step-By-step





Activities Program for Grades 7-12, West Nyack, NY: Center for Applied 





Research in Education.





Dinkmeyer, D., & Caldwell, E., 1970, Developmental Counseling & Guidance: A





Comprehensive School Approach, Mc Graw-Hill, New York.




Doğan, S., 2000, Kuram ve Uygulama Eğitim Yönetimi, Ankara

Doğan, S., 1998, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 19, 1, 91. 




Erkan, S., 1996, Eğitim Yönetimi Dergisi, 4, 548.




Fehr, S., 2000, Grup Terapisine Giriş, Çev: Fatma Zengin, Sistem Yayıncılık, İstanbul.




Gerler, E.R., 1990, Hogan, C.C., & O’Rourke, K. The Challenge of Counseling in 




Middle Schools, Ann Arbor, MI: ERİC/CAPS.




Kuzgun, Y., 1991, Rehberlik ve Psikolojik Danışma. (Geliştirilmiş 2. Baskı), ÖSYM 




Yayınları, No: 4, Ankara.




Lichtenberg, J. & Knox, P., 1991, Journal of Counseling Psychology, 38, 3: 279.




Myrick, R.D., 1997, Developmental Guidance & Counseling. A Practical Approach.





(3rd ed), Educational Media Corporation, Minneapolis.




Mahler, C.A., 1969, Group Counseling in the Schools, Houghton Mifflin Company, 




Boston.




Ohlsen, M., 1988, Group Counseling. (2nd ed.), Holt, Rinehart & Winston, New York.




Özoğlu, S.Ç., 1982, Eğitimde Rehberlik ve Psikolojik Danışma, Ege Üniversitesi Sosyal




Bilimler Fakültesi Yayınları, No:3, İzmir.




Özgüven, İ.E., 1999, Çağdaş Eğitimde Psikolojik Danışma ve Rehberlik, PDREM 




Yayınları, Ankara.




Psathas, G., 1960, Sociometry, 23, 177.




Ülkü, S., 1977, A. Ü. Eğitim Fakültesi Dergisi, 9, (1-4), 263.




Safran, J.S. & Safran, S.P., 1985, Elementary school guidance & counseling, 20, 91.




Shechtman, Z., 1994, Journal of Group Psychotherapy, 44, 3, 377.




Voltan-Acar, N., 2001, Grupla Psikolojik Danışma İlke ve Teknikleri. (Geliştirilmiş 3.




Baskı), Nobel Yayın Dağıtım, Ankara.




Voltan-Acar, N., 1993, H. Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 9, 169.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır.

Submit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn

Yorumlar  

Kenny
0 #1 Kenny 26-09-2014 19:02
I believe tnis is a person who smiles is friendly and kind.
The thoughts may be based on deceptive information from the senses, it would save abc everyone
a lot of social issues. And once we got to a certain point, there waas little room for the
God of our undedstanding people in depth. For example, after seeing a fly in a dream, you will have to be pointed out that we're different
selves in different situations.

Feel free to visit my web site: psychiatria: http://wzdrowymciele.com.pl/dziecko-naprawde-radosc-2/
Alıntı
Dewitt
0 #2 Dewitt 01-10-2014 17:50
I'm not sure why but this weblog is loading incredibly slow
for me. Is anyone else having this problem or is it a
issue on my end? I'll check back later on and see if the problem still exists.


Look at my weblog - Anton: http://cw.com.hk/feature/hong-kong-firm-targets-loyalty-app-smaller-retailers
Alıntı

Yorum ekle

Yaptığınız Yorumlarda Kişilere Saygılı Olduğunuz İçin Teşekkür Ederiz.
Yorumlarınızda E-posta Adresiniz Gösterilmeyecektir.


Güvenlik kodu
Yenile

İlan

PRO­JEK­TİF TEST­LERİ EĞİTİMİ
( / Eğitim ve Seminer İlanları)
09-25-2013
noimage
( / Eğitim ve Seminer İlanları)
09-18-2013
noimage
( / Eğitim ve Seminer İlanları)
06-29-2013

Son Üyelerimiz

Kimler Sitede

Hayır

İstatistikler

Bugün:112
Dün:970
Toplam:612926
Şuan Sitede: 6
Toplam Kayıtlı Kullanıcı: 3305
Bugün Kayıt Olan: 0
Kullanıcı Menüsü